KUTLU DOGUMLAR BIDATTIR ...

Alemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Resul-i Ekrem (s.a.v)’in mübarek veladetlerinin yıldönümü dolayısıyla Türkiye’de düzenlenen kutlu doğum etkinliklerinin “bidat” olduğuna dair ileri sürülen iddialar, “bidat” kavramının anlaşılması ve tanımlanması noktasında bir algı ve yaklaşım sorunu olduğunu göstermektedir.

AYNEN OYLE "bidat” kavramının anlaşılması ve tanımlanması noktasında bir algı ve yaklaşım sorunu olduğunu göstermektedir .. LAKIN BU SORUN BU YAZIYI YAZAN VE BU SEKILDE DUSUNENLERDE YANI SORUN SIZDE ..

Öncelikle “bidat” nedir ve niçin reddedilmiştir?

Bidat; İslam’ın akidesi, ibadetleri, ahkamı noktasında dinin tabiatına, sınırlarına müdahale ederek, ekleme, çıkarma, değiştirme yapmak, “Ed din” olan "İslam"ın yapısını bozmaktır.

......................

Bunun dışında, Müslümanın yaşayışında, tebliğ ve irşad faaliyetlerinde, sosyal münasebetlerinde İslam’ın akaidi ve ahkamına aykırı düşmeyen, bilakis İslami faaliyetler için etkili bir yöntem olarak kullanılan her vesile mübah olduğu gibi, ahsendir.

İslami faaliyetler için etkili bir yöntem olarak kullanılan her vesile mübah olduğu gibi, ahsendir. ASIL PROBLEMLERDEN BIRIDE BU YAPTIKLARI AMELI ISLAMI FALIYETLER ICIN ETKILI BIR YONTEM GORMELERI .. BOYLE BIR KARARADA RESULULLAH SAV MIN YADA ASHABININ BELIRLEDIGI BIR MENHECTEN DOLAYI VARMIYORLAR BU KARARI VERMELERINDEKI TEK SEBEB KENDI AKILLARI .. YOKSA YILIN BELIRLI GUNLERINDE RESULULLAH SAV MI ANMAK ICIN TOPLANMAK INANANLARIN YOLU ( KURANI KERIMIN UZERLERINE INDIGI ALLAHIN ONLARDAN ONLARINDA ALLAHTAN RAZI OLDUKLARI SAHABENIN YOLU ) DEGILDIR 




Örneğin; Hz. Resulüllah (s.a.v) zamanında olmayan bir çok yöntem tarih boyunca Müslümanların geleneğinde yer almıştır; hayır cemiyetleri gibi, yardımlaşma ve dayanışma kurumları gibi. Bu gibi müesseseler Hz. Resulüllah (s.a.v) zamanında yoktu, Ne Resulüllah ne de ondan sonra ashab-ı kiram belli isimler altında dernek, vakıf ve cemiyet kurmamıştır. Ancak, ilahi emirlerin gereği günün şartlarına, imkanlara ve sosyal yapılara uygun olarak sosyal faaliyetler icra edilmiştir.


ISLAM HIC BIR ZAMAN HAYRIN ONUNU KESMEZ VE MUTLU DOGUM TORENLERINDE YAPILANLAR YADA MEVLID DIYE YAPILAN SEYLER HAYIR CEMIYETLERIYLEDE ( islam uygun bir sekilde hayir yapan faliyetlerden bahsediyorsak) KIYASLANAMAZ, KIYAS DENGIYLE OLUR KISILERIN HAYIR ICIN MAL HARCAMASI ZATEN ISLAMDA VAR OLAN BIR DURUMDUR .. 


KI ALLAH RESULU ASV BOYLE BIR DURUMDA FAKIRE MALINDAN HARCAMA VE BOYLE BIR ISTE ONCULUK YAPAN ICIN 


“Kim İslam’da güzel bir çığır açarsa, kendisine onun ecri ve ecirlerinden hiçbirşey eksiltilmeden kendisinden sonra onunla amel edenlerin ecri vardır. Kim de İslam’da kötü bir çığır açarsa kendisine onun günahı ve günahlarından hiçbirşey eksiltilmeden kendisinden sonra onunla amel edenlerin günahı vardir ... 


DEMISTIR 


LAKIN BU SOZ DINE YENI BIR SEYLER EKLEYIN MANASINDADA SOYLENMEMISTIR .. 

AYRICA FAKIR FUKARAYA YARDIM ADI ALTINDA ACILAN YARDIMLASMA VE DAYANISMA VAKIFLARI DERNEKLERI YAPILARINA GOREDE BATILLIK TASIYABILIR BIZ GERCEKTEN HALIS NIYETLE ACILMIS ISLAMA UYGUN BIR SEKILDE MUSLUMANIN FAKIRE YARDIM ETMESI, MUSLUMANIN KARDESI ILE PAYLASMASINDAN BAHSEDIYORUZ .. BATIL HALLER .. NAMAZINDA GAFIL OLAN GIBI YARDIMINDA GAFIL OLANDANDA BAHSETMIYORUZ ( BU HALLERDEN ALLAHA SIGINIRIZ ) 

Hz. Resul-i Ekrem (s.a.v) bir rahmet peygamberi idi, Medine’de kurulan İslam Devleti’nin reisi, İslam ordularının başkomutanı idi. Tebliğ için dış devletlere elçi göndermişti. Ancak, günümüz örnekliğinde olduğu üzere, Medine İslam Devleti’nin organları, kurumları yoktu. İçişleri bakanlığı, dışişleri bakanlığı, eğitim bakanlığı vs. Hz. Resulüllah (s.a.v) ümmetin meselelerini ashabı ile istişare ediyordu; zira Kur’an’da müminlere emredildiği gibi, Hz. Resulüllah’a da istişare emredilmişti. Ancak Resulüllah istişaresini seçim sandıklarıyla, oy pusulalarıyla, danışma meclisleriyle yapmıyordu. 


Şimdi kalkıp “Bizim kuracağımız İslam devletinde bakanlıklar, danışma meclisleri, seçim sandıkları olmayacak, zira bunlar Resulüllah zamanında yoktu” dersek, bu ne kadar tutarlı olur?

Okullar, üniversiteler, araştırma kurumları, akademiler peygamberimiz zamanında yoktu, asr-ı saadeti örnek alarak oluşturacağımız bir toplum ve nizamda bu kurumlara yer olmayacak mı?




BU YAZILAR YA BOSUNA LAF OLSUN DIYE YAZILMIS YADA FIKIHSIZLIKTAN .. KONU ILE ALAKASI YOK .. O YUZDEN CEVAB VERMEYEDE GEREK YOK .. INSAALLAH BU DURUMU islam devleti kurulunca konusuruz .. (RAHMAN NASIB ETSIN )


AYRICA OKUL, UNIVERSITE, TRAKTORE BINMEK, TAHTARAVALLI, SINEK KOVUCU, BUZDOLABI, PLASTIK SANDALYE, KONU ILE ALAKALI DEGIL BU YAZIYI YAZAN DAHA BIDAT NEDIR ONU BILMIYOR .. 


INSANLARIN EGITILMESI HER DONEMDE VARDI, UNIVERSITE ISLAMA UYGUNSA NE GUZEL, DEGILSE DEGILDIR .. SADECE RESIM, MUZIK, BALE DANS VE BAZI DIGER BOS ILIMLER OGRETEN BIR SURU UNIVERSITE VAR ..BUTUN BUNLAR MUTLU DOGUM HAFTASI DENILEN GUN YADA MEVLIT VE O GUNLERDE YAPILAN AMELLERLE ALAKALI DEGILDIR ..


BIDAT DINE SONRADAN SOKULANDIR, YASAMA DEGIL YASAMA SONRADAN GIREN ANCAK ISLAMA UYGUNSA ALINIR .. ORNEGIN ISLAMDA MEVLIT KANDILI YOKTUR SONRADAN GIRMISTIR CUNKI BOYLE BIR AMELI NE DORT HALIFE NE SAHABE NEDE ONLARA HAK UZERE TABI OLANLAR YAPMAMISLARDIR .. KISI MEVLIT YAPARKEN ECIR UMAR AMA PLASTIK SANDELYE ALIP EVINE SOKAN AMAN PLASTIK OLSUN AHSAPTAN DAHA FAZLA ECRI VARDIR DEMEZ .. 


ASRI SADETI OLUSTURULACAK BIR TOPLUMDA DINE UYGUN OKULLAR , ARASTIRMA KURUMLARI OLUR AMA BU DURUM DINDE OLMAYAN BIR AMELI DINE SOKMAK ICIN DELIL TESKIL ETMEZ ... BIRAZ AKIL YANI .. BU NEYE BENZEMIS SAHABE SIMIT YEMEDI BIZDEMI YEMEYELIM DEMEK GIBI OLMUS .. RABBIM FIKIHIMIZI ARTIRSIN ... 

Hz. Resulüllah (s.a.v) Hendek savaşı öncesinde ashabı ile istişare ederken, Selman-i Farisi’nin eski İran savaş geleneklerine dayalı olarak önerdiği, şehrin etrafına hendek kazma teklifini kabul etmiş ve uygulamıştı. Bu bir savunma stratejisi. Bunu ister Mecusiler uygulasın, ister yahudiler. Bu stratejiyi uygulamak ne onların dinine meyletmektir, ne de, “bir Müslüman, gayri Müslimlerin uygulamalarını kendine örnek alamaz” diyerek bir komplekse düşmektir. Önemli olan kullanılan araç ve yöntemlerin İslam akidesine, ahkamına, ubudiyet sınırlarına aykırı düşmemesidir.


YINE AYNI CEHALET SUPHANALLAH .. BU YAZIYI YAZAN SAHSI RAHMAN ISLAH ETSIN ( BIZIDE ISLAH ETSIN) BU KADRAMI OLUR DEDIRTECEK SEVIYEDE, ELLERINE KAGIT KALEM ALIP NASILDA YAZMISLAR BEN GERCEKTEN BUNU YAZAN SAHSI VE BU YAZIYI SUNAN SAHSI TANIMAK ISTERDIM .. KIYAMET ALEMETI BU OLSA GEREK ..

ONCE BUNLARIN SUNU ISPATLAMASI LAZIM BIR SAVAS TEKNIGINI OLARAK HENDEK ACILMASI ( OLAYI HEPIMIZ BILIYORUZ ) ICIN, 1400 YILDIR ISLAM UMMETINDE BU TAKTIGI KULLANMAK MECUSILERE BENZEMEKTIR DIYEN VARMI ? KENDI BIR SEYLER KURMUS KAFASINDA SONRA CEVABLAMIS "Önemli olan kullanılan araç ve yöntemlerin İslam akidesine, ahkamına, ubudiyet sınırlarına aykırı düşmemesidir" ISTE SORUNDA BURDA UMMET O KADAR CAHILKI NEYIN NEYE AYKIRI DUSTUGUNU GOREMIYOR .. BUGUN MEVLIT YAPIP YADA MUTLU DOGUM GUNU HAFTASI ALLAHTAN ECIR BEKLEMEYEN VARMI SU AN BILE OZELIKLE MEVLIT SANKI ISLAMDA ASLI OLAN BIR IBADET GIBI GOZUKUYOR YANI SAHBENIN ADINI DUYMADIGI BILMEDIGI BIR AMELI MILLET ISLAMDAN BILIYOR, KENDINI ISLAM NISBET EDEN BU TOPLUMA MEVLIT YOKTUR DENSE, DIYENI DOVERLER .. NE ALLAH RESULU NE DORT HALIFE NE SAHABE KI DIN ONLARIN UZERINE INDI ONLAR BILMIYOR BOYLE BIR AMELI AMA GUNUMUZ TOPLUMU SIRKIN KUFRUN ICINDE SANKI ISLAMDAN BIR AMEL YAPIYORLARMIS GIBI YILIN BIR GUNUNU TOPLU BIR SEKILDE BAZI YERLERDE KADIN ERKEK KARISIK, BAZI KENDINI ISLAMA NISBET EDEN KUFUR EHLININ KANALARINDA KADIN SARKILARIYLE KUTLANIYOR, BASI ACIK ZARA CIKIP SARKI SOYLUYOR .. BOYLE BIR DURUMU TEMIZE CIKARMAK ICIN HENDEK SAVASINI ORNEK VERMEK ANCAK CAHILLIK ISLAMDAN NASIBLENMEMEKTIR ..

Hz. Resulüllah (s.a.v)’i anmak İslam’ın hangi sınırlarını ihlal etmek anlamına geliyor? Diğer bir ifadeyle, Kur’an-ı Kerim’in ve Hz. Resul-i Ekrem’in hangi nehyine giriyor? 



BURDADA BASKA BIR CEHELAT .. SANKI BIRILERI BUNLARA RESULULLAH SAV MI ANMAYIN DEMIS .. NASIL UYDURMUSLAR VE NASIL UYDURDUKALARINA INANMISLAR .. 

Hz. Resulüllah (s.a.v) Müslümanlar için sadece Kur’an’ı kendilerine ileten bir “elçi” değildir. Elçilik, Hz. Resulüllah’ın misyonundan sadece bir parçadır. Hz. Resulüllah (s.a.v) bir rahmet ve hidayet peygamberidir. Hz. Resulüllah (s.a.v) bir “Nur-u İlahi” bir “Sirac-i Münir”dir.


RESULULLAH SAV NE KADAR OVSEK AZDIR .. LAKIN YAPILAN BIDATI TEMIZE CIKARMAZ .. RESULULLAH SAV MI O KADAR SEVIYORSANIZ .. SUNETLERINE AZI DISLERINIZLE YAPISIN .. ONU YILDA BIR GUNE SIGDIRANLAR ASIL ONUN DEGERINI BILMEYENLERDIR .. 


BIR SAHIS KITAP YAZMIS Bir Günde 1000 Sünnet ALIN AMEL EDIN INSAALLAH BIZDE SEVINELIM SIZDE .. 

"ALLAH göklerin ve yerin nurudur. O'nun nurunun örneği içinde çerağ bulunan bir kandil yuvası gibidir. Çerağ bir cam içindedir. Cam sanki inci gibi bir yıldızdır. O, doğuya da batıya da ait olmayan mübarek bir zeytin ağacından yakılır. Onun yağı neredeyse kendine ateş dokunmasa bile ışık verir. (Bu) nur üstüne nurdur. ALLAH dilediğini nuruna iletir. ALLAH insanlar için örnekler vermektedir. ALLAH her şeyi bilendir."(Nur 35)

"Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı; ALLAH’ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir kandil olarak gönderdik.

(Ahzab 46)

Bu iki ayeti birlikte düşündüğümüzde, Hz. Resulüllah'ı nasıl göreceğiz ve nasıl tanımlayacağız?


SIZ ONCE OKUMA YAZMA OKUDUGUNU ANLAMA DERSLERI ALIN SONRA BU AYETLERI ANLAMAK ICIN BUTUN TEFSIR KITABLARINI ARASTIRIN UMULURKI RAHMAN MERHAMET EDER .. 

Müslüman ferd, Hz. Resulüllah (s.a.v) ile aydınlanandır; onun aydınlığı ile toplumu ve bütün dünyayı aydınlatmaya çalışandır. İslam toplumu, MUHAMMEDi nurun tesisi, ikamesi ve ihyasıdır. Zira Resulüllah (s.a.v) canlı Kur’andır. O, vahyin tecessum etmiş şekli ve ilahi kemalin veçhesidir. Vahyin yüzü, anahtarı ve kapısıdır. Sözü ve ameli hidayetin bizatihi kendisidir. Onun beyanı Kur'an, Kur'an'ın beyanı ise onun örnekliğidir...

Hz. Resulüllah (s.a.v) müminlerin kalbindeki sevgili, aşk ve muhabbetin kıblegahı, hidayete susayanların çeşmesidir.

Rabbimiz Kur’anda "(Resulüm! ) De ki: Eğer ALLAH'ı seviyorsanız bana uyunuz ki ALLAH da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. ALLAH son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir." Al-i İmran 31) buyuruyor.


UMULURKI BU AYETLER GIRTLAGINIZDAN GECER .. SIZ DAHA RESULE UYMAYI BILMIYORSUNUZ RESULE UYACAKSANIZ DINE BIRSEY EKLEMEYECEKSINIZ ( ISLAMI OKULLAR ACMAK , ILIM BILIM PESINE DUSMEK, BUZ DOLABI URETMEK , BISKILETE BINMEKTEN BAHSETMIYORUM) DINDE ECIR BEKLEYEREK YENI YENI SEYLER URETMEKTEN BAHSEDIYOR RABITA SIRKI, SIRKE ILE ORUC ACMAK, BELIRLI GUNLERI ISLAMDA OZEL KILMAK O GUNE HAS IBADETLER OLUSTURMAK, KURANIN UZERLERINE INDIGI VE UZERLERINE DININ TAMAMLANDIGI RESULULLAHIN VE ASHABININ YAPMADIGI BIR AMELI YAPMAKTAN BAHSEDIYORUM .. SIZ ASLINDA ISLAM ALIMLERINDEN BIDAT TANIMINI OGRENIN DIN NASIHATTIR BENIM SIZE NASIHATIM BIDATIN TANIMINI IYI OGRENIN VE KAVRAMAYA CALISIN SONRA BU OLAYI IRDELEYIN ..

Yani “muhabbetullah” Kur’an’da esastır; müminin vasfı “muhabbetullah” ile yoğrulmaktır. Muhabbetullah da “marifetullah” ile olur. ALLAH’ı tanımak, sadece alemlerin yarıtıcısı olarak ALLAH’ı bilmek değildir; bu zihinlerde oluşur. Ancak muhabbetullah kalplerde yeşerir. Rabbimiz de bizden “muhabbetullah” üzere olmamızı istiyor. ALLAH sevgisi de Hz. Resulüllah (s.a.v)’e ittiba etmekle olur. “Muhabbetullah” ve “İttiba-i Resul” tek bir varlığın iki veçhesidir. Birini diğerinden ayrı düşünmek batıldır, sapkınlıktır.


YINE COSMUS BIR SEYLER KURMUS KAFASINDAN SONRADA HIZINI ALAMAMIS ..

Rabbimiz Kur’an’da "Şüphesiz, ALLAH ve melekleri Peygambere salat ederler. Ey iman edenler, siz de ona salat edin ve tam bir teslimiyetle ona selam verin." (Ahzab 56) buyuruyor.

Bu ayetin anlamı ve bu emrin gereği nedir?


YAPILAN BIDATLERI TEMIZE CIKARMA ADINA BU AYETLERI KULANMAZNIZ ZULMDUR .. INSALLAH RABBIM SIZLEREDE BIZLEREDE HAKKIYLA AMEL ETMEYI NASIB EDER .. YINE SIZE TAVSIYEM AYETI ANLAYANA KADAR OKUYUN ANLAMIYORSANIZ YANINIZA OKUMA YAZMA BILEN BIR COCUK ALIN SIZE AYETIN MANASINI ANLATSIN .. VE SIZE DESINKI ALLAH RESULUNE SALAT EDIN .. ( OZELIKLE CUMA GUNU ) ISTE BU DINDE OZU OLAN ALLAH RESULUNU ANMAK ISTEYENLER ICIN ALLAHIN SOZUDUR .. KI EN DOGRU SOZ ALLAH SWT NIN KELAMIDIR .. 


Ey iman edenler! Hayatınız Peygambere sevgi ve muhabbetle dolsun! Onun ışığıyla aydınlanarak, "MUHAMMEDi nur"u her zaman canlı ve ayakta tutun! Toplumlar liderleriyle, başkanlarıyla, kralları ile övünürler; sizin övünüp tazim ve hürmet edeceğiniz lideriniz Resulüllah’tır; her zaman ve her koşul altında yücelteceğiniz en büyük değer odur.

Modern dünyanın tezvir ve aldatmacası bizleri Hz. Resulüllah (s.a.v)’ın nurundan kopardı; Hz. Resulüllah’a aşk ve muhabbet kalbimize giremedi. Ona tazim ve hürmet etmeyi unuttuk; onu yüceltemedik, kalbimizde onun sıcaklığını hissedemedik. Onun siret ve ahlakını hayatımıza yerleştiremedik…


SADECE Modern dünyanın tezvir ve aldatmacası DEGIL .. ONU ANMAYI BIR GUNE SIGDIRANLAR ONU ANMAK ICIN BELIRLI GUNLER ICAD EDENLER DE bizleri Hz. Resulüllah (s.a.v)’ın nurundan kopardı VE O SEKILDE Onun siret ve ahlakını hayatımıza yerleştiremedik… 


ZATEN BU MUTLU DOGUM HAFTASI YADA MEVLIT DENILEN GUNLERI KUTLAYANLAR YILIN BELIRLI GUNLERINI ALLAH RESULUNU ANDIKLARINI ZAN EDEREK GECIRMELERI SEYTANIN UMMETE YAPTIGI EN KOTU OYUNDUR .. BU DURUM SENIN HAYATINDA HER GUN OLMASI GEREKEN NAMAZI MIRAC GUNLERINDE YADA BELIRLI GUNLERDE YAPMAN GIBI BIR SEY 


.. RESULULLAH SAV MI ANMAK ICIN NEDEN BELIRLI BIR GUNU BEKLIYORSUNKI HIRISTIYANLARIN NOELI BEKLEMESI GIBI ODA EYLENCE HAVASINDA .. HIRISTIYAN VE YAHUDILERI ADIM ADIM TAKIP ETMEK BU OLSA GEREK 

Adına “kutlu doğum” densin, “Resulüllah’ı anma” programları densin, “mevlid” densin, her ne denirse densin, bütün bunlar bize bir parça olsun Resulüllah’ın siret ve ahlakını, aşk ve muhabbetini kazandıracaksa, faaliyetler bu yönde, bu amaçla gerçekleşecekse, bu yapılanları “bidat” olarak tanımlamak, doğru olmadığı gibi, insanların Resulüllah’a yönelimlerinin önüne çıkmak anlamına gelir ki, bu da İslami risalete bir çeşit darbe vurmak olur.


ASLINDA BU YAZIYI YAZANA BIR SEY YAZILMAZ, AMA FITNE ATIYORLAR ORTAYA VE SEYTANLIK YAPIYORLAR O KIT AKILLARIYLA KENDILERI KURUP, KENDILERI KARAR VERIYOR .. .. BUNLAR DUYGULARINI NIYETLERINI ACIGA VURUYORLAR "bunlar bize bir parça olsun Resulüllah’ın siret ve ahlakını, aşk ve muhabbetini kazandıracaksa" DIYEREK BIR PARCADA OLSA RESULULLAH SAV MIN MUHABETINI KAZANACAK BASKA BIR YOL BILMEDIKLERINI GOSTERIYOR .. OYSA EN BASIT AKIL BILE ALLAH SWT YA IMAN ETMIS HIC BIR INSANIN ALLAH SWT NIN DININE AIT BIR MESELEYI YADA BIR ECIR KAYNAGINI YILDA BIR GUNE ENDEKSLENMIYECEGINI BILIR .. BU ENDEKSLEMENIN ASLI DAHI ISLAMDA YOKTUR ISLAM ALLAHA IBADETI ASIL KILAR VE BU IBADET IN OLMADIGI BIR GUN YOKTUR ISLAM KISININ GUNUNU SAATINI, AILE ILISKISINI BELIRLER, EN BASIT OLARAK BIR MUSLUMAN FASIK BILE OLSA BIR GUNUNU ALLAHA IBADETTEN UZAK YASAYAMAZ .. VE MUSLUMAN BIR COCUK DAHI BILIRKI ALLAHA IBADET RESULULLAH SAV DEN GORDUGUMUZ GIBI YAPILIR SIMDI NASIL OLURDA BIR MUSLUMAN bir parça olsun Resulüllah’ın siret ve ahlakını, aşk ve muhabbetini kazanmak ADINA YILDA BIR GUN BELIRLEYE BILIR ? 


YANI O GUNDE OLMASA TAM BATMISSINIZ .. 

Kur’an’da "Peygamber dedi ki:"Ey Rabbim! Doğrusu kavmim şu Kur'an'ı terkedilmiş halde bıraktılar." (Furkan 30) ayeti var. Hz. Resulüllah’ın ALLAH'a şikayetidir bu.

“Kur’an’ı terk etmek” yani “mehcur bırakmak” ne anlama gelir? Eğer bir toplum Kur’an’ın ahkamından uzaklaşırsa, Kur’an’ın talim ve terbiyesinden uzaklaşırsa, Kur’an’ın nuru ve ruhundan uzaklaşırsa, ve bunların yerine başka ahkamlara, talim ve terbiyelere yönelirse, bu Kur’an’ı mehcur bırakmak demektir.

Kur’an’ı mehcur bırakmak, Resulüllah’ı mehcur bırakmaktır. Diğer bir ifadeyle, Resulüllah’ı terk etmek, Kur’an’ı yalnız bırakmak demektir. Kur’an’ın her bir sayfası, her bir süresi, her bir ayet, her bir kelime ve her bir işareti, “tecelli-i ilahi” olduğu gibi, bir "Nur-u MUHAMMEDi"dir.


YINE AYNI AKIL YILIN BELIRLI GUNLERINDE MEVLIT YAPARAK YADA YILDA BIR KERE MUTLU DOGUM GUNU HAFTASI KUTLAYARAK .. RESULULLAH SAV MI VE DOLAYISI ILE KURANI KERIMI MEHCUR BIRAKMAKTAN KURTARIYORLAR .. ISTE AKILLARI BU KADAR ..

ASLINDA HER SEY ACIK DINLE BAGLARI BU KADAR .. ITIRAF EDIYORLAR RESULULLAH SAV MI DOLAYISIYLA KURANI KURTARMA ADINA YAPACAK BASKA SEYLERI KALMAMIS .. 


KURAN BIR VADIDE, UMMET DIGER BIR VADIDE .. ancak YILIN BELIRLI ZAMANLARINDA TOPLANIYORLAR .. 


DUSUNE BILIYORMUSUNUZ BUGUN HZ OMERE DENSEYDIKI YA OMER BIZ RESULULLAHI ANMAK ICIN PEYGAMBERIN DOGUMGUNUNU KUTLUYORUZ NE DERDI ? 



O halde, bizler her zamankinden daha çok gündem ve faaliyetlerimizi Hz. Resulüllah (s.a.v)’ı selatla doldurmalıyız; yani onu anarak, onun ahlak ve siretini kavrayarak, ona olan sevgi ve muhabbetimizi yüreklerimize kazıyarak geçirmeli ve bunun için de makul yol ve yöntemler, araç ve vesilelerle bu noktaya yoğunlaşmalıyız.


YAZDIKLARINA OYLE INANMISKI SIMDIDE UYDURDUKLARI SEYTANLIGA MENHEC BELIRLIYOR NASIL OLMASI GEREKTIGINI ACIKLIYOR ..

“Kutlu doğum” adı altında Müslümanların salih amaçlarla düzenledikleri programların bu amaca hizmet ettiğini görüyoruz. Önemli olan bu amacın hasıl olması, çalışmaların toplumda MUHAMMEDi rüzgarlar estirmesidir. Bir çölün bir damla suya hasret olması gibi, bizler bu rüzgarlara hasretiz.

Keşke esen rüzgarlar kasırga olsa, fırtına olsa. Keşke bu rüzgarlar yılın her günü, her saati, her anı esse… SIZ BIDATLERDEN SIYRILIN UMULURKI SIZIN ICIN HAYIRLI OLUR VE BU RUZGARI SAHABE NASIL ESTIRMIS ONA BAKIN INSAALLAH .. 

Selamlar olsun o büyük öndere... 
Selamlar olsun, hidayet ve kurtuluş rehberine... 
Selamlar olsun bir beşerin mutlak kemaline... 
Selamlar olsun gül sevgiliye… 

YILIN BELIRLI GUNLERINDE 





.............................


RAHMAN UMMETI MUHAMMEDI ISLAH ETSIN ..

ben yasadigim bir seyi anlatayim daha 1 hafta olmadi, bu konu bir yerde konusuldu, ben insanlari kinamiyorum ama bu sekilde anlatmam lazimki insanlar anlasin hayatlarinda islamin ne kelime-i sehadeti yani allahtan baska ilahlari olan ne namaz kilan bir toplulugu bana mevlitten bahsetti bende dedimki ben boyle bir amel bilmiyorum .. bana kizdi biri dedi seninle bir daha konusmayacagim eline telefonu aldi bir tanesini aradi amaci o toplumda beni yalanci cikarmakti cunki kafasi almiyordu yav mevlit nasil olurda islamdan olmaz bu atamiza soveni rezil edelim, ki aradilar birini dedim ver ben konusayim aldim konustum once selam verdim dedim arkadasim allah senide benide islah etsin bu mevlit denen seyi dort halifeden yada sahabeden yapan olmusmu dedi yok kardesim olmamis ... peki dedim dinde yeri nedir? hukmu vacipmi farzmi nedir yani dedi hic bir hukmu yok guzel bir ameldir yapmazan islama zarar verirsin . soylenecek cok sey vardi ama konusmayi bu kadar duymalari bana yetti ... zarar kismini tartismadim konu kapandi ..


gunumuzde bidatler din olmus .. din den olan unutulmus .. dinini dert edinmeyenler, atalarim belki akil edinememis diyemeyenler kafasini kuma gomenler allahin dinini oyun ve eylence edinenler .. bidatleri ciddiye almazlar zaten .. ki alamazlar dinin gayesini anlamamislardir ..


İbn Receb: Rasulullah (as.) ‘Her bidat sapıklıktır’ sözü özlü-kapsamlı sözlerdendir, öyle ki hiçbir bidat onun dışında kalmaz. der ..


imam malik derki Kim İslam da bir sünnet ihdas edip onu güzel görürse, Rasulullah (as.) risaletine ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü Allah (cc.) şöyle buyuruyor: “Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’ı seçtim.”(Maide 3). Öyleyse o gün din olmayan şey bugünde din olmaz .. insaallah imamin bu sozu kulagimiza kupe olur ..



rahman cumlemizi INANANLARIN YOLUNDAN AYIRMASIN .. 

resulullah sav ve ashabinin dinde yapmadigi bir seyi yapmaktan allah swt ya siginirim ...